<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Amatör Gurme'nin Köşesi</title>
	<atom:link href="http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://gurme.ertan.net/blog</link>
	<description>İstanbul'daki restaurant'ların tarafsız değerlendirmesi</description>
	<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 10:50:24 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sur Kebap</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=183</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=183#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 10:48:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Cuma akşamı Nişantaşı’nda buluşup Saray’da birşeyler mi atıştırsak derken pizza ve makarna için Pasta Presto’ya yöneldik. Tam mekana girerken ani bir karar değişikliğiyle rotayı Fatih’e çevirdik. Gayet hafif geçiştirilecek akşam yemeği ağır bir kebap masasına döndü. Saat dokuz gibi Sur Kebap’a geldik. Kışın gittiğimizde içeride oturabilmek için epey sıra beklememiz gerekmişti ama bu sefer neresi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Cuma akşamı Nişantaşı’nda buluşup Saray’da birşeyler mi atıştırsak derken pizza ve makarna için Pasta Presto’ya yöneldik. Tam mekana girerken ani bir karar değişikliğiyle rotayı Fatih’e çevirdik. Gayet hafif geçiştirilecek akşam yemeği ağır bir kebap masasına döndü. Saat dokuz gibi Sur Kebap’a geldik. Kışın gittiğimizde içeride oturabilmek için epey sıra beklememiz gerekmişti ama bu sefer neresi boş, neresi boşalır diye etrafa bakınırken park tarafında boşalan bir masaya yerleştik. Sur Kebap’ta menüyü inceleyip, başlangıç ne alayım, ne içeyim gibi teferruatla fazla uğraşmaya hacet yok. Biz direkt çiğköftemizle ortaya karışık 3 kişilik kebabımızı söyledik. Alternatif olarak sac kavurma veya kalmışsa büryan kebap da almak mümkün. Çiğköfte bence şahaneydi. Ne kuru, ne cıvık, tam kıvamında ve sağlam acılıydı. Yanında arzu edenler için ekstra acı da mevcut. Ortaya gelen karışık kebaplar ise her zaman olduğu gibi tek bir tepsi içinde servis edilmişti. Tepsinin ortasında bulgur pilavı, yanlarında kırmızı lahana, acılı ezme ve soğan var. Pilavın üzerinde ise fındık lahmacunlar, ızgara tavuk, kuşbaşı ve adana kebaplarla beraber ızgara domatesler ve biberler mevcut. Fındık lahmacunların hamuru kalın, bence başarısız. Kebaplar bir hayli lezzetli fakat yağlar pilavın üzerine akıyor ve bütün olarak baktığınızda tepsi bir hayli ağır. Arkadaşlardan biri birkaç çatal tırtıklayıp fazla birşey yemeyince iki kişi yemeği biraz abarttık. İkişer üçer tane ayran içip yemeğin üstüne ufak bir porsiyon da tatlı, ki kendisi gayet lezzetli bir dondurmalı irmik helvasıdır, yiyince uzunca bir süre masadan kalkamadık. Sur Kebap’la ilgili Vedat Milor Milliyet’te iki kez yazdı. Yazılanlara birşeyler eklemeye çalışmak yersiz olur. Hem o kadar çok yedikten sonra birşeye de benzemiyordu demek de pek şık olmaz. Fakat şunu belirtmekte fayda var: Sur Kebap öyle janjanlı, şık, süper hijyenik vs vs biryer değil. Biz istemesek bıçak getirmeye gerek görmüyorlar misal&#8230; Servis kalabalığa rağmen fena değil. Üç kişi için gelen toplam hesap 70 tl. Bizi Nişantaşı’ndan kalkıp Fatih’e götüren de biraz bu oldu aslında. İsim yapmış bir kebapçıda nerdeyse kişi başı ödeyeceğimiz hesaba Sur Kebap’ta üç kişi lezzetli kebap yiyebiliyorsunuz. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=183</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bozcaada çeşitleri</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=176</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=176#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 12:20:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deniz Mahsulleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Kuzenim ve ağabeyimle yaptığımız Bozcaada haftasonu kaçamağına 3 farklı restaurant sıkıştırdık. 
 
Cumartesi öğle saatleri adaya ulaştık, yemek için fazla vakit kaybetmemek için çay bahçesinde bira patates ve leziz bir güveçte köfteyle öğünü geçiştirdik. Yemeğin ardından hem etrafı görmek hem de ada çok kalabalık olduğu için akşam yemeğinde güzel bir yeri garantilemek için ufak bir tura [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kuzenim ve ağabeyimle yaptığımız Bozcaada haftasonu kaçamağına 3 farklı restaurant sıkıştırdık. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Cumartesi öğle saatleri adaya ulaştık, yemek için fazla vakit kaybetmemek için çay bahçesinde bira patates ve leziz bir güveçte köfteyle öğünü geçiştirdik. Yemeğin ardından hem etrafı görmek hem de ada çok kalabalık olduğu için akşam yemeğinde güzel bir yeri garantilemek için ufak bir tura çıktık. Limandaki birbirinin benzeri mekanlardan Yosun’da karar kıldık ve akşam için güzel bir masayi rezerve ettirdik. Aksam saat sekiz gibi Yosun’a geldik. Masamıza geçmeden mezeleri gösterdiler. Klasik meyhane mezelerinin yanında Ege’ye özgü otlar ve ara sıcak olarak servis edilecek değişik deniz ürünleri ve ufak börekler vardı. Bir büyük Tekirdağ’ın yanına beyaz peynir, deniz börülcesi, yoğurtlu semizotu, çoban salata ve midye dolma söyledik. Deniz börülcesinin sosu yetersizdi, tadı biraz yavandı. Midye dolma üzücü derecede güzeldi. Midye dolmayi çok seven birisi olarak İstanbul’da<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>yediklerimizin aslında ne kadar kötü olduğunu görmek ve “güzel midye dolma için Ege’ye mi gitmek gerek” hissine kapılmak insanı ister istemez üzüyor. Ara sıcak olarak ahtapot ızgara ve kalamar tava söyledik. Ahtapot ızgara tam tabiriyle lokum gibiydi, anında bitti. Kalamar tava ise biraz süründü. Çok yağ çekmişti ve tarator sosu dereotuyla altüst edilmişti. Bunların üstüne asma yaprağında sardalyamız geldi. Henüz mevsimi olmadığından biraz kuruydu ama asma yaprağı hoş bir tat bırakmıştı balıkların üstüne. Tatlı olarak oybirliğiyle fırın helva istediğimize karar verdik fakat fırın helvaları maalesef yoktu. Özetlersem yemekler kalamar tava haricinde fena değildi. Yiyip içtiklerimizi düşünürsek üç kişi için gelen 160 tl hesap makuldu fakat servis berbat denecek kadar kötüydü. Ara sıcaklar için fazla beklemek zorunda kaldık, buzumuzun yenilenmesi için mücadele etmek zorunda kaldık. Yan masamızdakiler 20:15’de istedikleri balık 22:00’de masaya geldiği için sinaritlerini yemeden mekanı terkettiler. Müzik duyabildiğimiz kadarıyla Türkçe pop ağırlıklıydı. Mekan fazla kalabalık ve gürültülüydü ama Bozcaada liman tarafındaki bütün mekanlar aynı görünüyor.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Bunun için işletmecileri suçlamak ne kadar doğru olur bilemiyorum çünkü 2-3 aylık sezonda maksimum ciroyu yapmaya çabalıyorlar belli ki. Yiyemediğimiz tatlı yerine mekanın ikramı lokmalari yiyip mekandan çok da tatmin olmadan ayrıldık. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;">  </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"> <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">İkinci gün öğle saatleri için şarabımızı içip yemek sonrası kitabımızı okuyacağımız rahat bir mekan tercih ettik. Çarşı içindeki Anfora Restaurant mükemmel bir seçim oldu. Adanın şarap üreticilerinden olan Talay’dan yine adaya özgü karalahna üzümüyle yapılan bir kırmızı şarap tercih ettik. Degüstasyondan çok anlamam ama gelen kırmızı şarabı biz beğendik. Peynir tabağı biraz enteresandı. Ezine peyniriyle beraber yine bir çeşit beyaz peynir vardı tabağımızda ama ne olduğunu anlamadım. Bunun yanında 4 tane ufak peynir topu vardı. Birincisi pul bibere batırılmıştı, ikincisi susama, üçüncüsü çörek otuna ve dördüncüsü kekiğe. Peynir tabağı lezzetliydi, hemen yandaki fırından alınan sıcacık ekmekle keyifle yedik, fakat ithal peynirler beklememekle beraber birkac çeşit değişik yöresel peynir olsa tabak daha iyi olurdu. Yemek olarak birader ve kuzen ızgara köfte tercih ettiler, bense şarapla yapılmış deniz ürünleri yahnisini. Bol sulu, fazlaca lezzetli bir yemekti. Karides, kalamar ve ahtapot, bol ve iri doğranmış soğan, kalın kesilmiş ve çok öldürülmemiş kırmızı biber ve çarliston biberle yapılmış, sarımsakla tatlandırılmış çok lezzetli bir yemekti. Deniz ürünleri tam kıvamında pişirilmişti, ne az, ne çok. Tabağın yanında servis edilen roka da yemeğe çok güzel bir lezzet katmıştı. Izgara köfteler de gayet lezzetliydi. Yan restaurantta oturanlara servis edilen midye dolmalara bizim de canımız kaldı ama maalesef Anfora’da midye dolma yoktu. Sağolsunlar komşularından rica edip bize de biraz midye dolma getirdiler ve dolmalara bir kez daha vurulduk. Kişi başı 30 tl hesap ödeyerek mekandan mutlu mesut ayrıldık, şahaneydi. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"> <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Bu güzel yemeğin ardından akşam yemeğimizi riske etmemek için yine güzel bir restaurant arayışına girdik. Kalenin arka tarafında kalan Martı Restaurant’ta karar kıldık. Burası en başarılı seçimimiz oldu. Martı, iskelesi de bulunan, gündüz insanların denize girdikleri, akşam ise çok güzel aydınlatılmış kaleyi en güzel açıdan gören, gürültüden, kalabalıktan uzak, sessiz sedasız şahane bir restaurant. Aksam yine saat sekiz gibi mekana geldik. Bir büyük Yeni Rakı’nın yanına klasik olarak beyaz peynir ve kavunumuzu söyledik. Üç kişi için büyükçe bir dilim peynir ve tek dilim kavun yetersiz gibi görünse de az olması daha iyidir diye düşündük, devamını istemedik. Yine çoban salata, deniz görülcesi, midye dolma istedik. Bu sefer adam gibi balık yemek istediğimiz için mezeleri az tuttuk. Ara sıcak olarak yine bir ahtapot ızgara aldık. Ana yemek olarak birer ızgara levrek aldık. Bütün yediklerimiz kusursuzdu. Martı’da menüyü çok zengin tutup ortalama lezzetlere kaçmaktansa az ama başarılı yemekler sunmayı tercih etmişler. Mekan liman tarafındaki restaurantlara kıyasla oldukça ufak. Dolayısıyla bol yapılan mezelerin hemen tüketilmesi mümkün görünmüyor. Az ama taze ve lezzetli yemekler sunmaları benim hoşuma gitti. Yemeğin üstüne ilk servis anında bittiği için iki kez fırın helva söyledik. O da şahaneydi, limonu, pişme süresi tam olması gerektiği gibiydi. Aksam saat 22:00 22:30’a kadar latin ve oldies çaldılar. Ayni cd tekrarlamaya başlayınca başka ne alternatifleri olduğunu sorduk. Önce İncesaz ve Ezginin Günlüğü, ardından da Türkçe 45likler çaldılar. Müzik seçimleri de en az mutfakları kadar şahaneydi. Kişi başı 70 tl vererek Martı’dan ayrıldık. Sırf Martı’da bir akşam daha geçirmek için Bozcaada’ya tekrar gelinir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=176</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cibalikapı Balıkçısı Moda</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=174</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=174#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 May 2009 14:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deniz Mahsulleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Sessiz, sakin, kötü sürprizlere gebe olmayan mekan arayışı bu kez Cibalikapı Balıkçısı’nın Moda Şubesi’ne karar vererek sonuçlandı. İki kişilik yemek için mekanı ben seçtiğim için tercih o kadar zor olmadı. Kişi sayısı arttıkça mekan seçimi de ister istemez zorlaşıyor. Risk sevmediğim için bahçe yerine içeride ama cam kenarında oturacak şekilde rezervasyon yaptırdım. Salı akşamı saat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sessiz, sakin, kötü sürprizlere gebe olmayan mekan arayışı bu kez Cibalikapı Balıkçısı’nın Moda Şubesi’ne karar vererek sonuçlandı. İki kişilik yemek için mekanı ben seçtiğim için tercih o kadar zor olmadı. Kişi sayısı arttıkça mekan seçimi de ister istemez zorlaşıyor. Risk sevmediğim için bahçe yerine içeride ama cam kenarında oturacak şekilde rezervasyon yaptırdım. Salı akşamı saat 20:30 gibi mekana gittiğimizde rezervasyona hiç de gerek olmadığını gördük. Yanlış görmediysem içerideki masaların tamamı boştu. Dışarıda da çoğu masa boştu. Bahçede oturmayı tercih ettik. Hafif loş ortam masalardaki mumlarla beraber gayet hoş olmuştu. Daha önceki gidişlerimde Yunan müzikleri ağırlıklıydı ama bu sefer şansa Türk sanat müziği vardı. İçecek olarak 35lik yeşil Efe aldık. Yanına rakının bence olmazsa olmazı beyaz peynir ve kavunumuzu aldık. Cibalikapı Balıkçısı klasiklerinden olan Girit ezmesi, saraylı ve kabakçiçeği dolması seçip meze tepsisini gönderdik. Cibalikapının mezeleri çok çeşitli ve tüm çeşitler oldukça başarılı. Fazla yemek istemediğimiz için çeşidi az tuttuk ama lakerda ve mezgit sarmada da aklım kaldı. Girit ezmesi beyaz peynir, ceviz, şamfıstığı ve sarımsakla yapılan ve kızarmış ekmekle tadına doyulmayan bir meze. Muhakkak denenmeli. Saraylıyı garsonun tavsiyesiyle aldık. 250 senedir yapılan bir mezeymiş. İçinde neler olduğunu iki kez tekrarladı sağolsun ama o kadar çok şey saydı ki hepsini birbirine karıştırdım. Kullanılan onca çeşni yüzünden ne balığı yediğinizi pek anlayamıyorsunuz ama yediğinizin çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. İnternette araştırdığımda saraylının, diğer adıyla balık turşusunun, levrekle yapıldığını gördüm. Kullanılan malzemelerse şöyle: zeytinyağı (balıkları kızartmak için), sirke, süzme bal, safran, limon yaprağı, defne yaprağı, mersin yaprağı,tarçın, zencefil, dövülmüş karanfil, kakule tohumu&#8230; Bu kadar malzemeden hem tatlı hem de ekşili müthiş bir lezzet çıkıyor. Kabakçiçeği dolması dolmanın içinden haz edip biber sevmeyenler için ideal. Gelen az ve öz mezeleri afiyetle yedikten sonra ara sıcak olarak ahtapot ızgara istedik. Masada çok kısa süre kaldı kendileri. Tam kıvamında ve müthiş lezzetliydi. Benim standartlarıma göre biraz az da olsa bu kadarla kaldık, hatta tatlı bile yemedik. Keyif kahvelerimizi de içip mutlu mesut ayrıldık Cibalıkapı Balıkçısı’ndan. İki kişi için 100 TL verdik. Balık yemediğimizi hesaba katarsak hesap biraz fazla ama bence Cibalikapı Balıkçısı aldığını hakediyor.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=174</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Midpoint (Palladium AVM)</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=167</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=167#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 19:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gertan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya Mutfağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[İş çıkışı abimle buluşup hem alışveriş hemde akşam yemeğini yemek için Palladium AVM’ye gittik. Yemek için Midpoint’i tercih ettik. Mekan son derece ferah ve masaların arası son derece geniş. Kimi mekanlarda olduğu gibi konuştuklarınızı yan masa duyacak diye rahatsız olmazsınız. Girişte sol taraftaki stand’ta bulunan gazetelerden istediğinizi alıp masanızda siparişiniz gelinceye kadar rahatlıkla okuyabileceğiniz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">İş çıkışı abimle buluşup hem alışveriş hemde akşam yemeğini yemek için Palladium AVM’ye gittik. Yemek için Midpoint’i tercih ettik. Mekan son derece ferah ve masaların arası son derece geniş. Kimi mekanlarda olduğu gibi konuştuklarınızı yan masa duyacak diye rahatsız olmazsınız. Girişte sol taraftaki stand’ta bulunan gazetelerden istediğinizi alıp masanızda siparişiniz gelinceye kadar rahatlıkla okuyabileceğiniz bir atmosfer var.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="color: #800000;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-170" title="dana haşlama" src="http://gurme.ertan.net/blog/wp-content/uploads/2009/05/img00049-20090520-18481-300x225.jpg" alt="dana haşlama" width="300" height="225" /></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="color: #800000;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Menüden, sebzeli haşlanmış dana eti ve roka salatası sipariş ettik. Fazla beklemek zorunda kalmadan siparişlerimiz geldi. Dana etleri ne az ne çok, tam kıvamında pişmiş ve son derece de yumuşaktı. Miktar olarak tatmin ediciydi. Yanındaki sebzelerin miktarı yetersiz ama lezzetliydi. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> <img class="aligncenter size-medium wp-image-171" title="roka salatası" src="http://gurme.ertan.net/blog/wp-content/uploads/2009/05/img00048-20090520-1848-225x300.jpg" alt="roka salatası" width="225" height="300" /></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Roka salatası ise gerçekten mükemmel hazırlanmıştı. Roka yaprakları taze, salata ise miktar olarak gerçekten doyurucu bir şekilde servis edilmişti. İçecekler ile birlikte 50 TL civarı bir hesap ödedik. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Lezzet: ****</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Servis: ***</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Fiyat: ***</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=167</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kichenette (Capacity Bakırköy)</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=149</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=149#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 18:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gertan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya Mutfağı]]></category>

		<category><![CDATA[Fast Food]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Pazar günü öğle yemeği için tercihimiz Bakırköy&#8217;de Capacity AVM içerisindeki Kichenette oldu. Ambiyansı son derece rahat ve huzur verici. Arka planda çalan müzikler insanı rahatsız etmiyor sesin şiddeti de gayet yerinde.
 
Menüden, ben Yeşil Salata&#8217;yı abim de Izgara Tavuk&#8217;u tercih etti. Servis son derece hızlı ve garsonlar da güleryüzlü. Sizi ilgiyle boğmadan ihtiyaçlarınızı hemen karşılıyorlar. Kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="color: #800000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;">Pazar günü öğle yemeği için tercihimiz Bakırköy&#8217;de Capacity AVM içerisindeki Kichenette oldu. Ambiyansı son derece rahat ve huzur verici. Arka planda çalan müzikler insanı rahatsız etmiyor sesin şiddeti de gayet yerinde.</span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #800000;"> <img class="size-medium wp-image-150  aligncenter" title="yesil salata" src="http://gurme.ertan.net/blog/wp-content/uploads/2009/05/img00044-20090516-1453-300x225.jpg" alt="yesil salata" width="300" height="225" /></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Menüden, ben Yeşil Salata&#8217;yı abim de Izgara Tavuk&#8217;u tercih etti. Servis son derece hızlı ve garsonlar da güleryüzlü. Sizi ilgiyle boğmadan ihtiyaçlarınızı hemen karşılıyorlar. Kısa bir süre sonra siparişlerimiz masamıza geldi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Salata son derece taze sebzelerden hazırlanmış ve lezzetli. İçinde taze nane yaprakları, dereotları, roka gibi birçok farklı tadı çok net şekilde almanız mümkün. Salata porsiyonlar son derece doyurucu.</span></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">Izgara tavuk, miktarı biraz az olsada oldukça lezzetli ve güzel hazırlanmıştı. Sadece lezzet olarak değil, görüntü olarakta oldukça şık hazırlanmış tabaklar önünüze geliyor</span> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #800000;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-156" title="tavuk izgara" src="http://gurme.ertan.net/blog/wp-content/uploads/2009/05/img00045-20090516-14541-300x225.jpg" alt="tavuk izgara" width="300" height="225" /></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">İçecekler, iki salata ve ızgara tavuk&#8217;a yaklaşık 50 TL gibi bir hesap ödedik. Herşeyi göz önüne aldığınızda bu ücret kabul edilebilir seviyelerde. Kısacası Kichenette&#8217;i eğer hala denemediyseniz denemenizi tavsiye ederim.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Lezzet: ****</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Servis: ****</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Fiyat: ***</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=149</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gölevi Cafe &#038; Restaurant</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=142</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=142#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2009 19:58:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gertan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Brunch]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=142</guid>
		<description><![CDATA[

Bir anneler günü sabahı ailece keyifli bir brunch yapmak üzere Sapanca’da bulunan Gölevi Cafe &#38; Restaurant’a gittik. Sabah saat 09:00 civarı vardığımız Gölevi restaurant’da daha önceden rezervasyon yaptırmış olmamız sayesinde mekanın en iyi manzaralı masasına oturma şansına eriştik. Gerçi genel olarak manzarası müthiş olan bir mekan olduğu için her yerinden bu keyfi yaşayabilmek neredeyse mümkün.
Bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-size: 13pt;"></span></div>
<p><span style="font-size: 13pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Bir anneler günü sabahı ailece keyifli bir brunch yapmak üzere Sapanca’da bulunan Gölevi Cafe &amp; Restaurant’a gittik. Sabah saat 09:00 civarı vardığımız Gölevi restaurant’da daha önceden rezervasyon yaptırmış olmamız sayesinde mekanın en iyi manzaralı masasına oturma şansına eriştik. Gerçi genel olarak manzarası müthiş olan bir mekan olduğu için her yerinden bu keyfi yaşayabilmek neredeyse mümkün.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Bizim gittiğimiz saatlerde mekanda hazırlıklar henüz devam etmekteydi. Açıkçası bu beni biraz şaşırttı. Bizden sonra gelen başkka birkaç masa ile beraber açık büfenin açılmasını beklemeye başladık. Yaklaşık 20 dk sonra açık büfenin açılması ile kahvaltı tabaklarımızı hazırlamak üzere kapalı mekanda kurulu olan açık büfeye geçtik. Çaylarımızı da aldıktan sonra kahvaltımıza başladık.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Öncelikle ekmeklerinin İstanbul’da bulunamayacak derecede lezzetli olduğunu söylemeliyim. Ancak beyaz peynirini ben pek lezzetli bulmadım. Zeytinleri ise aksine son derece lezzetliydi. Genel olarak yiyeceklerin kalitesi tatmin ediciydi. Açık büfede poğaça, açma vb. şeçeneklerin bulunması daha iyi olabilirdi. Bunun yanında iki farklı tip (sigara ve bohça) börekleri ise oldukça tatmin ediciydi. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">İçecekler yeterli çeşitlilikte ve lezzetliydi. Tatlılardan yiğenimin yediği supangle’nin tadına baktım ama vasatın ötesinde değildi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Genel olarak aile ile gayet hoş bir manzara eşliğinde güzel bir brunch oldu benim açımdan ama mekanın benden aldığı puanların çoğunu manzarası ile aldığı da bir gerçek. Kişi başı 35 TL olan brunch’ı temiz havası, şehir stresinden uzak huzurlu manzarası ile Gölevi brunchlarınız için denenmeyi hak eden bir mekan. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Lezzet: ***</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Servis: -</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><span style="color: #800000;">Fiyat: ****</span></span></p>
<p> </p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=142</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hatay Restaurant</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=140</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=140#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 May 2009 12:07:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Meyhaneler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[Yurtdışında çalışan biraderin İstanbul’a üç günlük kaçışından istifade kuzenimizle beraber Anadolu Yakası’nda yemeğimizi yiyip rakımızı içip rahat sohbet edebileceğimiz, sessiz, sakin, nezih, fazla pahalıya kaçmayacak bir meyhane arayışına girdik. Anadolu Yakası’nda böyle bir mekan bulmakta biraz zorlandık. Yemek yerken masaya birşeyler dökme stresi yaşayacağımız, biraz daha özenli giyinmemizi gerektiren şık mekanlar, kalabalıktan ne konuştuğumuzu duyamayacağımız, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Yurtdışında çalışan biraderin İstanbul’a üç günlük kaçışından istifade kuzenimizle beraber Anadolu Yakası’nda yemeğimizi yiyip rakımızı içip rahat sohbet edebileceğimiz, sessiz, sakin, nezih, fazla pahalıya kaçmayacak bir meyhane arayışına girdik. Anadolu Yakası’nda böyle bir mekan bulmakta biraz zorlandık. Yemek yerken masaya birşeyler dökme stresi yaşayacağımız, biraz daha özenli giyinmemizi gerektiren şık mekanlar, kalabalıktan ne konuştuğumuzu duyamayacağımız, anlamsız bir ud, keman, darbuka gürültüsüne canlı fasıl diyen yerler veya fazla salaş, dumanaltı bolca mekan var halbuki. Eski tecrübelere de dayanarak Bostancı’ya Hatay Restaurant’a gitmeye karar verdik. Cuma akşamı olduğu için işimizi şansa bırakmayıp rezervasyonlu gittik. Giriş katında oturduk, başka boş masalar da vardı gerçi. Alt katı fazla inceleme şansım olmadı ama orası daha dolu gibiydi. Hatay Restaurant internet sitesinden de görülebileceği gibi yazın dünyasının Kadıköy’deki uğrak yeri olarak anılıyor. Duvarın bizim oturduğumuz masanın iliştirildiği tarafında Cemal Süreyya’nın çantası asılıydı. Biraz ilerde ise çerçevelenmiş bir Cemal Süreyya şiiri vardı. Bütün duvarlar yazılar, anı olarak mekana bırakılmış nesneler, fotoğraflar ve mekanla ilgili yazılarla dolu. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sıcak bir günün ardından şiddetli bir yağmura yakalanıp mekana sırılsıklam girdik. Kurulanip hic vakit kaybetmeden siparişlerimizi verdik. Rakıda Tekirdağ’ı tercih ettik. Kızarmış ekmekler, mevsim salata, beyaz peynir, kavun, sarımsak soslu deniz börülcesi, patlıcan salatası ve yoğurtlu semizotuyla yemeğimize başladık. Mezeler çok tazeydi ve hepsi gayet lezzetliydi. Göze batan tek aksaklık deniz börülcesinin sosunun biraz alelacele hazırlanmış olmasıydı. İrice bir sarımsak kabuğu tabağın ortasında süs gibi duruyordu. Ara sıcak olarak önce yaprak ciğeri denedik. Gayet iyiydi. Anında süpürdük. Ardından garsona bize ne önerebileceğini sorduk ve onun da tavsiyesiyle lahmisiniyi denemeye karar verdik. Lahmisini Antakya’ya özgü bir köfteymiş. Adı Kilis tavası veya tepsi kebabı diye de geçiyormuş. Ufak bir sahan içerisinde servis edilen irice bir köfte lahmisini. Kıymanın nasıl çekildiğini sormayı unuttum ama tahminim satırla çekilmişti. Köftenin özelliği içindeki pişmemiş taze soğan ve yeşil biberdi. Bana pek hitap etmedi açıkcası lahmisini. Son olarak bir de karides aldık. Mantarla beraber güveçte hazırlanmıştı karides ama son derece yavan ve lezzetsizdi. Maalesef lahmisini ve karides biraz hayal kırıklığı oldu. Karnımız bunlarla yeterince doyduğu için sıcaklardan başka birşey yemedik ve tatlıya geçtik. Ben kendi adıma bir künefeyi rahat yiyebileciğimi söylememe rağmen çok gelebileciğini düşünüp üç kişi için iki künefe ısmarladık. 4-5 de olsa giderdi sanırım. Müthiş lezzetliydi. Şiddetle tavsiye ederim. Gece boyunca servis oldukça hızlıydı ve mekanın emektar garsonları gayet ilgiliydiler. Servisler sıklıkla değiştirildi. Müzikler umduğumuz gibiydi. Ağırlıklı Zeki Müren olmak üzere sanat müziği yayını yapıldı. Müzik gürültüsü sohbeti hiç bölmediği gibi arada bizim susup sevdiğimiz şarkıları dinlememiz icabetti. Etraftaki masalarda da müşteriler vardı ama belli ki buraya gelenler mekanın müdavimleri ve adap bilen insanlar. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Fiyatlara gelince, 3 kişi gecenin sonunda 180 TL hesap ödedik. Bence bu biraz fazla oldu. Mekan beklentilerimizi büyük ölçüde kaşıladı ama o kadar fazla yemedik, içtiğimiz de bir büyük rakı. Hesap biraz daha makul olsa Hatay Restaurant Anadolu yakası mütevazi meyhane kategorisinde bir numara olurdu. Aramaya, denemeye bir süre devam etmek gerekecek maalesef.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=140</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Giritli Restaurant</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=134</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=134#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 18:33:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rertan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akdeniz Mutfağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Giritli, Cankurtaran Ahırkapı sokakta, Armada Otel&#8217;in yanında Ege ağırlıklı yemeklerin yenilebileceği bir restaurant. Gitmesi çok kolay. Eminönünden sahil yoluna ( Kenedy caddesi ) girip Cankurtaran&#8217;a kadar devam ediyorsunuz. Cankurtaran&#8217;dan Sultanahmet&#8217;e de çıkabileceğiniz eski surların arasındaki bir kapıdan girip sol tarafa yani Armada Otel yönüne dönüyorsunuz. Sonra Giritli tabelalarını takip ederek restauranta kolayca ulaşabilirsiniz. Restaurant&#8217;ın önü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Giritli, Cankurtaran Ahırkapı sokakta, Armada Otel&#8217;in yanında Ege ağırlıklı yemeklerin yenilebileceği bir restaurant. Gitmesi çok kolay. Eminönünden sahil yoluna ( Kenedy caddesi ) girip Cankurtaran&#8217;a kadar devam ediyorsunuz. Cankurtaran&#8217;dan Sultanahmet&#8217;e de çıkabileceğiniz eski surların arasındaki bir kapıdan girip sol tarafa yani Armada Otel yönüne dönüyorsunuz. Sonra Giritli tabelalarını takip ederek restauranta kolayca ulaşabilirsiniz. Restaurant&#8217;ın önü çıkmaz sokak, burada görevliler arabanızı parketme konusunda size yardımcı oluyorlar.</p>
<p>Restaurant 2 katlı eski bir ahşap bina, çok iyi şekilde restore edilmiş. Biz üst kata çıktık. Şık ,sade ve hoş bir ambiyansı var. Masaya ilk olarak çok çeşitli mezeler geldi. Bunlardan hatırlayabildiklerim Girit turşusu ( salçalı bir sosu olan dilimlenmiş salatalık turşusu ), börülce, patates salatası, radika, turp otu, üzeri domates sosu ve yoğurtlu patlıcan kızartma, pancar turşusu, közlenmiş kırmızı biber, dilimlenmiş yeşil zeytin, ceviz ve peynir ile yapılmış bir tür Girit mezesi ve adını hatırlayamadığım 2-3 meze daha. Bunlardan adını sayamadığım 2 yeşil ottan yapılmış meze dışındakilerin hepsini ben beğendim. Ayrıca mezeler yenilirken küçük kaplarda herkese birer adet deniz ürünleri ile yapılmış pilavlar getirdiler. Bunu da sıcak sıcak yedik, çok lezzetliydi.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-137" title="Giritli" src="http://gurme.ertan.net/blog/wp-content/uploads/2009/04/l1000258-300x168.jpg" alt="Giritli" width="300" height="168" /></p>
<p>Yemekle beraber bazılarımız rakı, bazılarımız ise şarap içti. Arasıcak olarak içerisinde közlenmiş patlıcan olan sigara börekleri ve kalamar geldi. Özellikle kalamarı çok beğendim. Bunlardan sonra ise ortaya gümüş balığı tava geldi, bence akşamın en zayıf  halkası buydu. Yemeğin üzerine tatlı olarak küçücük sarılmış ( ince parmaklarınızdan daha ince ) içerisi elmalı sigara börekleri getirildi. Bunlar yağda kızarmasına rağmen çok hafiftiler ve üzerlerine pudra şekeri serpilmiş bir şekilde servis edildi. Bunlarla beraber fırınlanmış helva geldi. Gelen klasik restaurant&#8217;larda yediğimiz helvalardan çok farklıydı. Tahin ve pekmez karıştırılarak fırınlanmış ve üzerlerinede elma rendelenmişti. Bunuda hepimiz çok sevdik. En sonunda da klasik olduğu üzere çay ve kahvelerle yemeğimizi bitirdik. Biz kitap klübümüzün yemeği için orada bulunduğumuzdan özel bir fiyata anlaşmıştık ama yanlış bilmiyorsam böyle bir akşam limitsiz yerli içki ile yaklaşık 80 TL civarında bir hesap ödeniyor. Ben hem yiyecekler, hem servis hemde ortamdan oldukça memnun kaldım. Ege ve Akdeniz yemekrinden hoşlananlara kesinlikle öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=134</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Rejans</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=132</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=132#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 10:03:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya Mutfağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Rejans’a gideli epey oldu aslında ama İstanbul’un en orijinal mekanlarından olan bu Rus Lokantası’nı yazmadan geçemeyeceğim. Rejans yıllardır birçok ünlü konuğu ağırlamış bir Beyoğlu klasiği ve Ayaspaşa Rus Lokantası’yla beraber İstanbul’un en bilinen iki Rus lokantasından biri. Uzunca bir süre yer sahipleriyle aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle taşınacak mı taşınmayacak mı gerginliği yaşayan mekan sorunun lehlerinde çözümlenmesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Rejans’a gideli epey oldu aslında ama İstanbul’un en orijinal mekanlarından olan bu Rus Lokantası’nı yazmadan geçemeyeceğim. Rejans yıllardır birçok ünlü konuğu ağırlamış bir Beyoğlu klasiği ve Ayaspaşa Rus Lokantası’yla beraber İstanbul’un en bilinen iki Rus lokantasından biri. Uzunca bir süre yer sahipleriyle aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle taşınacak mı taşınmayacak mı gerginliği yaşayan mekan sorunun lehlerinde çözümlenmesiyle beraber tarihi yerinde ve atmosferinde servis vermeye devam ediyor. Rejans’ın alamet-i farikalarından biri garson Uğur. Sıcakkanlı yaklaşımı, sunumu ve esprileriyle fark yaratıyor. Bize gecenin sonunda soracağı bilmeceleri doğru cevaplarsak hesap almayacağını söyledi. Bunu bilecek tipiniz yok ama yine de sorayım dediği soruları hırs yapmamıza rağmen bilemedik, paşa paşa hesabımızı ödedik. Sorular elbette ki fazlasıyla geyik. Bizim gittiğimiz akşam haftaiçiydi ve mekan bir hayli boştu. 60-70 yaş ortalamasına sahip bir grup grubun en yaşlısının doğum günü kutlamasını yapıyordu, biz onların yanında fazla genç hissettik. Girişte sol taraftaki masalardan birine oturduk. Her masanın yanında duvara o masanın müdavimi olmuş ünlü birinin ismi plakayla çakılmış. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Rejans’a gidip de şarap veya rakı ısmarlamak bana mekana saygısızlık olarak geldi. Votkayı da bir hayli severim. O yüzden içecek olarak Rejans’ın meşhur sarı votkasını tercih ettim. Beraber gittiğimiz iki arkadaşım da votkanın tadına baktılar ve ağır geldiği için şarapla devam ettiler. Ben votkayı ve Uğur Bey’in servisini çok beğendim. İlk kadehleri o doldurdu ve servisin devamı için beni sorumlu tuttu. Güzel bir anlaşma oldu. Yiyeceklerden mümkün olduğunca fazla şey tatmak istedik. Önce soğuk ordövrlerden zakuski klasik ve rus lahana salatası ısmarladık. Zakuski klasik, bir meze tabağı. İçindeki 5-6 çeşit mezenin her biri birbirinden lezetli, sunum çok başarılı. Sıcak ordövr olarak ara sıcak ekibi istedik. Bu ekipteki ıspanak köftesi ve pırasa köftesi inanılmaz lezzetliydi. Köftelerin içindekinin ıspanak ve pırasa olduğunu anlamakta bile zorlandık, çok keyifle yiyip devamını da istedik. Dana piroşki biraz ağır olmakla beraber yine çok lezzetliydi. Ana yemeklerde ordövrlerdeki keyfi alamadık. Benim tercih ettiğim dana stroganoff tas kebaptan farksızdı, tas kebap kadar da lezzetliydi. Ekmekler peksimet tarzı olmasa güzel ekmek banıp yenebilirdi. Yemeğin yanında üzerine krema konmuş haşlanmış ıspanak ve kibrit patates kızartması vardı. Patates kızartması fazla yağ çekmişti, ıspanaktan da pek haz ettiğimi söyleyemem. Diğer arkadaşlarım da ana yemeklerden pek memnun kalmadılar maalesef. Ben tatlı olarak mereng tercih ettim. Çikolata sosu biraz mayhoştu ve maalesef normalde çok sevdiğim bu tatlıda da biraz hayal kırıklığı yaşadım. Ana yemeklerde diğer seçenekleri de denemek gerek tabii. Sıcak ordövrleri tekrar tekrar, bol bol yemek, klasik sarı votka haricinde biberli votkayı da denemek gerek. Daha kalabalık akşamlarda daha da keyif alınacağı düşünülerek, hala aynı yerde ve aynı kalitedeyken hep öyle kalması ümidiyle muhakkak gidilmesi gereken bir mekan Rejans. En azından Rejans’ın internet sitesini inceleyip menü ve fiyatlar hakkında bilgi edinmenizi ve gitmeyerek neler kaçırdığınızı görmenizi öneririm.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=132</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Otto Santral</title>
		<link>http://gurme.ertan.net/blog/?p=127</link>
		<comments>http://gurme.ertan.net/blog/?p=127#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 07:17:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akdeniz Mutfağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gurme.ertan.net/blog/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Yine bir doğumgünü kutlaması için 8 kişilik bir grup bu sefer Otto Santral’de bir araya geldik. Yolda Santral İstanbul’u gösteren panoların olmaması biraz canımızı sıktı, etraftan birilerine sorarak mekanı bulabildik. Etrafı fazla gezme şansımız olmadı, Tamirane’yi geçip Otto Santral’e girdik. Salı akşamı 20:30 gibi mekana girdiğimizde 3-5 masa dışında içerisi bomboştu. Beyoğlu ve Bebek’in ürkütücü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;">Yine bir doğumgünü kutlaması için 8 kişilik bir grup bu sefer Otto Santral’de bir araya geldik. Yolda Santral İstanbul’u gösteren panoların olmaması biraz canımızı sıktı, etraftan birilerine sorarak mekanı bulabildik. Etrafı fazla gezme şansımız olmadı, Tamirane’yi geçip Otto Santral’e girdik. Salı akşamı 20:30 gibi mekana girdiğimizde 3-5 masa dışında içerisi bomboştu. Beyoğlu ve Bebek’in ürkütücü kalabalıklarından sonra Otto’nun sakinliği bende bir vahadaymışım hissi uyandırdı. Yüksek tavanlar, geniş ve ferah bir iç mekan, girişte ateşi görünen taş fırın, bar, barın ardında bilardo masası, geniş masalar, farklı dekorlar, ahtapot şeklinde avizeler, bozdolabı kapağı şeklinde tuvalet kapılarıyla Otto Santral farkli ve hoş bir mekan. Masalarda kokteyl bardaklarında grissiniler hazır bekliyor. Shot kadehlerinde değişik renkte pastel boyalar var. Menüler masalara serili kağıtlarda, ayrica içecekler için bir menü getiriliyor. Siparişleri verdikten sonra menünüzün üzerinde pastel boyalarla istediğiniz çalışmaları yapabiliyorsunuz, beğenilenler dekor amaçlı kullanılıyormuş. Bizim masadan kayda değer birşey çıkmayacağı muhakkak. Çoğunluk girişteki taş fırının ve Otto’yla ilgili kulaktan dolma bilginin de etkisiyle pizza yemeye karar verdi. Mantar soslu dana madalyon ve teriyaki bonfile salatası sipariş eden iki arkadaş da yemeklerin üstüne bir pizza paylaşmaya karar verdiler. Masamıza margherita, garsonumuzun tavsiyesiyle sucuklu, italyan salamlı ve bonfileli pizza geldi. İnce hamurla yapılmış son derece leziz pizzalardı, peynirler biraz daha bol olsa daha da iyi olurdu ama bütün pizzalar hepimizden geçer not aldı. En beğenilense ekstra mantar koydurduğumuz bonfileli pizza oldu. Ben pizzalardan çok başlangıçta aldığımız anti pasti tabağını beğendim. Çok çeşitli ve çeşitler çok lezzetliydi. Aklımda kaldığı kadarıyla tabakta közlenmiş kırmızı biber, haşlanmış patates, ızgara ahtapot, zeytin, peynir çeşitleri, prosciutto, sucuk, enginar kalbi, kabak ızgara, yeşillikler, grissini ve pizza ekmeği vardı. Ayrıca ısmarlanan ızgara ahtapotun da tadı çok güzeldi. Bütün akşam boyunca bizi rahatsız eden hiçbir şeyle karşılaşmadık. Garsonlar sıcakkanlı ve kibardı, servis de oldukça seriydi. Müzik jazz ağırlıklı olmak üzere son derece başarılıydı. Fiyatlar bize makul geldi. Fazla alkol tüketmedik (bir şişe kırmızı şarap, 4-5 şişe bira), tıka basa yedik ve sekiz kişi 320 TL hesap ödedik. Menü Otto’nun web sitesinden pdf formatında indirilip incelenebilir. Hatta giderseniz masanızda da inceleyeceğiniz bu menü serili olacak. Santral İstanbul muhakkak ziyaret edilmesi gereken bir mekan. Otto da Santral İstanbul’da gezinin ardından yemek ve birşeyler içmek için ideal bir mekan. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gurme.ertan.net/blog/?feed=rss2&amp;p=127</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
