23
Apr
Yazan: Rertan // Kategori:
Akdeniz Mutfağı
Giritli, Cankurtaran Ahırkapı sokakta, Armada Otel’in yanında Ege ağırlıklı yemeklerin yenilebileceği bir restaurant. Gitmesi çok kolay. Eminönünden sahil yoluna ( Kenedy caddesi ) girip Cankurtaran’a kadar devam ediyorsunuz. Cankurtaran’dan Sultanahmet’e de çıkabileceğiniz eski surların arasındaki bir kapıdan girip sol tarafa yani Armada Otel yönüne dönüyorsunuz. Sonra Giritli tabelalarını takip ederek restauranta kolayca ulaşabilirsiniz. Restaurant’ın önü çıkmaz sokak, burada görevliler arabanızı parketme konusunda size yardımcı oluyorlar.
Restaurant 2 katlı eski bir ahşap bina, çok iyi şekilde restore edilmiş. Biz üst kata çıktık. Şık ,sade ve hoş bir ambiyansı var. Masaya ilk olarak çok çeşitli mezeler geldi. Bunlardan hatırlayabildiklerim Girit turşusu ( salçalı bir sosu olan dilimlenmiş salatalık turşusu ), börülce, patates salatası, radika, turp otu, üzeri domates sosu ve yoğurtlu patlıcan kızartma, pancar turşusu, közlenmiş kırmızı biber, dilimlenmiş yeşil zeytin, ceviz ve peynir ile yapılmış bir tür Girit mezesi ve adını hatırlayamadığım 2-3 meze daha. Bunlardan adını sayamadığım 2 yeşil ottan yapılmış meze dışındakilerin hepsini ben beğendim. Ayrıca mezeler yenilirken küçük kaplarda herkese birer adet deniz ürünleri ile yapılmış pilavlar getirdiler. Bunu da sıcak sıcak yedik, çok lezzetliydi.

Yemekle beraber bazılarımız rakı, bazılarımız ise şarap içti. Arasıcak olarak içerisinde közlenmiş patlıcan olan sigara börekleri ve kalamar geldi. Özellikle kalamarı çok beğendim. Bunlardan sonra ise ortaya gümüş balığı tava geldi, bence akşamın en zayıf halkası buydu. Yemeğin üzerine tatlı olarak küçücük sarılmış ( ince parmaklarınızdan daha ince ) içerisi elmalı sigara börekleri getirildi. Bunlar yağda kızarmasına rağmen çok hafiftiler ve üzerlerine pudra şekeri serpilmiş bir şekilde servis edildi. Bunlarla beraber fırınlanmış helva geldi. Gelen klasik restaurant’larda yediğimiz helvalardan çok farklıydı. Tahin ve pekmez karıştırılarak fırınlanmış ve üzerlerinede elma rendelenmişti. Bunuda hepimiz çok sevdik. En sonunda da klasik olduğu üzere çay ve kahvelerle yemeğimizi bitirdik. Biz kitap klübümüzün yemeği için orada bulunduğumuzdan özel bir fiyata anlaşmıştık ama yanlış bilmiyorsam böyle bir akşam limitsiz yerli içki ile yaklaşık 80 TL civarında bir hesap ödeniyor. Ben hem yiyecekler, hem servis hemde ortamdan oldukça memnun kaldım. Ege ve Akdeniz yemekrinden hoşlananlara kesinlikle öneririm.
23
Apr
Yazan: Erdem // Kategori:
Akdeniz Mutfağı
Yine bir doğumgünü kutlaması için 8 kişilik bir grup bu sefer Otto Santral’de bir araya geldik. Yolda Santral İstanbul’u gösteren panoların olmaması biraz canımızı sıktı, etraftan birilerine sorarak mekanı bulabildik. Etrafı fazla gezme şansımız olmadı, Tamirane’yi geçip Otto Santral’e girdik. Salı akşamı 20:30 gibi mekana girdiğimizde 3-5 masa dışında içerisi bomboştu. Beyoğlu ve Bebek’in ürkütücü kalabalıklarından sonra Otto’nun sakinliği bende bir vahadaymışım hissi uyandırdı. Yüksek tavanlar, geniş ve ferah bir iç mekan, girişte ateşi görünen taş fırın, bar, barın ardında bilardo masası, geniş masalar, farklı dekorlar, ahtapot şeklinde avizeler, bozdolabı kapağı şeklinde tuvalet kapılarıyla Otto Santral farkli ve hoş bir mekan. Masalarda kokteyl bardaklarında grissiniler hazır bekliyor. Shot kadehlerinde değişik renkte pastel boyalar var. Menüler masalara serili kağıtlarda, ayrica içecekler için bir menü getiriliyor. Siparişleri verdikten sonra menünüzün üzerinde pastel boyalarla istediğiniz çalışmaları yapabiliyorsunuz, beğenilenler dekor amaçlı kullanılıyormuş. Bizim masadan kayda değer birşey çıkmayacağı muhakkak. Çoğunluk girişteki taş fırının ve Otto’yla ilgili kulaktan dolma bilginin de etkisiyle pizza yemeye karar verdi. Mantar soslu dana madalyon ve teriyaki bonfile salatası sipariş eden iki arkadaş da yemeklerin üstüne bir pizza paylaşmaya karar verdiler. Masamıza margherita, garsonumuzun tavsiyesiyle sucuklu, italyan salamlı ve bonfileli pizza geldi. İnce hamurla yapılmış son derece leziz pizzalardı, peynirler biraz daha bol olsa daha da iyi olurdu ama bütün pizzalar hepimizden geçer not aldı. En beğenilense ekstra mantar koydurduğumuz bonfileli pizza oldu. Ben pizzalardan çok başlangıçta aldığımız anti pasti tabağını beğendim. Çok çeşitli ve çeşitler çok lezzetliydi. Aklımda kaldığı kadarıyla tabakta közlenmiş kırmızı biber, haşlanmış patates, ızgara ahtapot, zeytin, peynir çeşitleri, prosciutto, sucuk, enginar kalbi, kabak ızgara, yeşillikler, grissini ve pizza ekmeği vardı. Ayrıca ısmarlanan ızgara ahtapotun da tadı çok güzeldi. Bütün akşam boyunca bizi rahatsız eden hiçbir şeyle karşılaşmadık. Garsonlar sıcakkanlı ve kibardı, servis de oldukça seriydi. Müzik jazz ağırlıklı olmak üzere son derece başarılıydı. Fiyatlar bize makul geldi. Fazla alkol tüketmedik (bir şişe kırmızı şarap, 4-5 şişe bira), tıka basa yedik ve sekiz kişi 320 TL hesap ödedik. Menü Otto’nun web sitesinden pdf formatında indirilip incelenebilir. Hatta giderseniz masanızda da inceleyeceğiniz bu menü serili olacak. Santral İstanbul muhakkak ziyaret edilmesi gereken bir mekan. Otto da Santral İstanbul’da gezinin ardından yemek ve birşeyler içmek için ideal bir mekan.